Bu kelime ilk kez İngiliz
Kolejleri’nde kullanılmaya başlandı. Ve genelde birbirine çok yakın olarak üç
anlam taşır. Öncelikle “iyi oyun” anlamına gelecek biçimde kullanıldı. Sonra
“iyi oyunu ortaya koyacak ruh hali ve sporcuya yakışan davranış biçimi” diye,
değerlendirildi. Daha sonradan da “iyi oyunu temin edebilmek için, oyuna
katılanların tümünün mutlak olarak yerine getirmek zorunda oldukları davranış
biçimlerinin tümü” olarak değerlendirildi. Zamanla Fransa’da da hem spor
alanlarında, oyun alanlarında hem de günlük yaşantıdaki “tüm dürüstlüğü” ifade
eder biçimde kullanıldı.
Ülkemizde ise bu kavram genelde
“sportmenlik” veya “sportmence” kavramı olarak kullanılıyordu. Ama Son yıllarda
artık “fair play” kavramı da dilimize yerleşmiş oldu.
Uluslararası platformda fair play kavramı
için iki ayrı belge hazırlanmıştır. 1974 yılında Uluslararası Fair Play
Komisyonu tarafından hazırlanan Fair Play Deklerasyonu tüm üye ülkelere
gönderildi.
Bu belgede özet olarak “Kendisine ve
dolayısıyla diğerlerine (rakibine, takım arkadaşlarına, hakemlere, izleyicilere
ve kamuoyuna) saygıya dayanan bir hayat görüşüdür. Bu görüş her ne pahasına
olursa olsun kazanmayı, başarılı olmayı reddetmektedir” yazmaktaydı.
Bu kavram sadece sporcular için değil, yöneticiler, hakemler,
izleyiciler, coachlar ve yarışmalarla ilgilenen tüm medya kurumları içinde
geçerliydi. Onlar da doğrudan veya dolaylı olarak yarışmaların yukarıda ifade
edildiği biçimde cereyan etmeleri için çaba sarf etmeleri gerekmektedir.
Özünde fair play olgusu ahlak felsefesi
üzerine kurulmuştur.Gerek ahlaklı davranışlar, gerekse olumsuz davranışlar hem
Antik Çağ’daki spor olaylarında, hem de günümüzdeki modern olimpiyatlarda
karşılaşılan olaylardır.
ÜZÜCÜ OLAYLAR
Milat’tan Sonra 146 yılında Romalılar ,
Yunanistan’ı işgal edince Roma İmparatoru Neron “Olimpiyat Oyunları’nda
yarışmadan kendisinin şampiyon ilan edilmesini” istemiştir.Buna tepki
gösterilmiş, sonra Neron 5000 kişilik koruma ordusu ile birlikte olimpiyatlara
gelmiş ve atlı araba yarışmalarına katılmıştır. Yarışmayı sürekli önde götüren
Neron, bir dönemeci dönerken arabası devrilmiştir. Bunun üzerine diğer
yarışmacılar durup, onun arabasını düzeltip, yarışa tekrar başlamasını
beklemişlerdir. Neron yarışı doğal olarak birinci bitirmiştir.
Bir başka ilginç olay da Milat’tan Önce
322’de yapılan olimpiyatlar sırasında Atinalı Kalipso adlı bir atlet,
pentatlonda kendisine rakip olabilecek sporcuları satın almıştır. Kendisine
rakip olacak bir sporcuya 300 Drahmi vermiş ve yarışı kazandıktan sonra bunu
gururla söylemiştir.
Siteler arası rekabetin yoğun olduğu
Milat’tan Önce 400 yılında Sykion ve Kleora siteleri Telekias adlı bir atletin
kendilerine ait olduğunu ileri sürerek paylaşmamak için atleti diri diri
parçalamışlardır.
GÜZEL OLAYLAR
Bu çirkin olayların üzerine spor tarihinden
sizlere bazı fair play olaylarını aktarmak istiyorum.
Önce Antik Çağ’dan bir örnek. Homeros olayı
şöyle anlatıyor:
Atlı Araba yarışında Nestor’un oğlu
Antilos, Menelaos’un çift koşumunu bir dar geçitte yarışma kurallarına aykırı
geçtiğini farkedince galibiyet ödülünü Menelaos’a verir. O ise Antilos’un bu
dürüst davranışına öyle sevinir ki ödül olarak verilen kısrağı ona geri verir.
1964 Innsburg Kış Olimpiyatları’nda
Bobsleigh Çiftler yarışmasında en iyi dereceyi İtalyan Monti yapar. Sıra
İngiliz Tony Nash ve eşine geldiğinde, kızağının bir parçasının kırık olduğu
görülür. Monti, kendi kızağından o parçayı söker ve yarışacak olan Nash’e
verir.Ve Nash, Mnoti’nin verdiği parça ile tamir ettiği kızağında olimpiyat
şampiyonu olur. Monti ise yarışmadan şampiyonluğu geri çevirmiştir.
1965 ‘de ABD’de yapılan Salon Atletizm
Müsabakalarında uzun atlamada İngiliz Şampiyonu Mary Rand yerdeki çizgileri
karıştırınca üçüncü hakkında elenir. Willie White ise onun haksızlığa
uğradığını söylerek hakem heyetine bir şans daha verilmesi talebinde
bulunur.Dördüncü atlayışında Rand daha iyi bir derece yaparak yarışmayı
kazanır. Burada White, rakibinin cezalandırılması sonucu galip gelmeyi
reddetmiştir.White 1965 Fair Play ödülünü aldı.
1968 Dünya Kupası özel slalom yarışında
Polonyalı Andrzej Bachleda sıralamada birinci ilan edilir. O buna itiraz eder
ve bir kapı atladığını açıklar. Yarışmadan diskalifiye edilir. Kazanmadığı
ünvanı, kabul etmez.
1966 ABD’de Toledo’da Dünya Greko Romen
Şampiyonası sırasında Yugoslav Horvat müsabakada favori idi. Rakibi diskalifiye
edilince o galip ilan edildi. Horvat, buna itiraz etti ve bir şans daha
verilmesini istedi.İkinci denemede yine galip geldi ve “Zafer kazanılmalıdır”
mantığı ile hareket ettiği için 1966 Fair Play ödülünü aldı.
1967 yılında Hamburg’da Uluslararası
Almanya Tenis Turnuvası’nda Macar Gulsay, Çekoslavak Kukal ile başabaş bir maç
çıkarıyordu. Bir ara Kukal bir kramp ile düştü ve devam edemeyecek hale geldi.
Kurallara göre Gulsay’a puan verilmesi gerekiyordu. Ama o doktor çağrılmasını
istedi.Doktor müdahalesinden sonra Kukal maça devam etti ve maçı kazandı.
2 Kasım 1969’da İspanya’da Madrid’te
Bernabeu Stadyumu’nda Real Madrit-Sabadell ile şampiyonluk maçı oynuyordu. 50.
dakikada durum berabere iken Sabadell forveti Pedro Zaballa top ile ilerleyip,
tam rakip kaleye şut atacağı sırada, Real Madrid kalecisi ve bekinin çarpışıp
bayıldığını gördü. O şutunu atmadı ve kasti bir hentbole neden oldu. Maçı Real
Madrid 1-0 kazandı. Maç sonrası Sabadell Kulübü , Zaballa’ya ceza vermek
amacıyla toplandı. Ama tüm İspanyol basını Zaballa’yı mükemmel bir sporcu ilan
etmesi ve sonra Uluslararası Komite onu Zafer Kupası ile ödüllendirdi.
1967 yılında Fransa Atletizm
Şampiyonası’nda 200 metre yarışında Sylvie Telliez altın madalyayı Cabrielle
Mayer’e bıraktı. Çünkü, o yarışının bitimine çok az kala düşmüştü.
23 Agustos 1967’da Zdenka Zarubnicka
paraşütle atlama yarışında paraşütü açılmayan rakibine yardımda bulundu ve onun
hayatını kurtardı.
İtalya Su Kayağı yarışında Cianni Lonzi
rakibinin hayatını boğulmak üzereyken kurtardı.
İsveçli oto yarışcısı Beat Fehr Casserta diğer
yarışmacıların hayatını kurtarmak isterken kendi hayatını kaybetti.
Ülkemizde de ilk kez 1983 yılında Konya
mahalli kümesinde, kümede kalma maçında takımın kalecisi İsmet Karababa
koruduğu kaleye atılan bir gol için tartışma çıkınca, hakeme gidip golün nizami
olduğunu söyledi. Bu İsmet’e o yıl Paris’te yılın Fair Play Ödülü’nü getirdi.
TÜRKİYE'DE FAİRPLAY
Türkiye'de fair play hareketi, TMOK
bünyesinde Erdoğan Arıpınar'ın girişimleri ile kurulan bir komisyonla
başlatıldı. Bu komisyon çeşitli etkinliklere imza attı. Ayrıca, Erdoğan
Arıpınar kısa adı EFPM olan Avrupa Fair Play Hareketi 'nin kuruluşunda yer aldı
ve ikinci başkanlığı görevini yürütmektedir.